Ailenin Rolü

Diyabetli Çocukların Mutluluğu için Aileler Ne Yapmalı?

Çocuğunuzun diyabetiyle barışık bir yaşam sürmesini istiyorsanız, ona diyabet konusunda destek olmalısınız.

Aile Olarak Çalışmak Bir Sorumluluk mudur?

Diyabet teşhisini izleyen süreç içerisinde diyabetli bireyin ailesinin karşılaştığı sorunlardan biri; zaman, çaba ve paraya eskiye göre daha fazla ihtiyaç duymasıdır. Bu durum günlük diyabet takibi ve düzenli doktor kontrolüne bağlı olarak değişebilir. Ancak öncelikle aileler her yeni sorumluluğu kendi içlerinde nasıl paylaşılacağına karar vermelidir. Biz, diyabet bakımında sorumluluğun hem anne hem de baba tarafından eşit olarak paylaşılmasını isteriz. Buna insülin enjeksiyonunun yapılması da dahildir. Ebeveynlerin enjeksiyon, kan şekeri ölçülmesi, egzersiz ve beslenmenin uygulanması, idrarda keton ölçülmesi gibi işlerde birbirlerine destek olmaları çok önemlidir. Çocuğun diyabete uyum sağlama çabalarında hem anne hem de babanın diyabete ilgi göstermesinin önemi büyüktür.

Her ebeveyn yılda en az bir veya iki kez klinik kontrolüne beraberce katılmaya çalışmalıdır. Diyabet bir aileyi tümüyle etkileyeceğinden sorunların çözümünde ve diyabet bakımında tüm aile bireyleri birlikte çalışmalıdırlar. Araştırmalar diyabetiyle en iyi başa çıkan gençlerin, ailelerinden diyabet yönetimi konusunda destek ve yardım alan gençler olduğunu gösteriyor. Her aile bir diğerinden farklı olsa da hepsinde diyabet sorumluluklarını paylaştıran bir planın geliştirilmesi zorunludur.

Ebeveynli Yaşamak Bir Sorun Yaratır mı?

Amerika’daki çocukların yaklaşık dörtte biri tek ebeveynli ailelerde yaşamaktadır. Ayrı yaşayan anne babaların hayati bilgileri paylaşmaları iki ev arasında gidip gelen diyabetli çocuk açısından büyük önem taşır. Bu bilgiler; çocuğun kan şekeri seviyesi, insülin dozu ve zamanları, beslenme düzeni, egzersizleri ve herhangi bir hastalığıyla ilgili bilgilerdir.
 
“İyi Bir İletişim ve İşbirliği Esastır”

Çocuğun yanında taşıyacağı diyabet materyalleri düzenli şekilde bir çantaya yerleştirilebilir. Birçok aile küçük bir şişe Glukagon’u ve idrar keton şeritlerini her iki evde de sürekli olarak bulundurmaktadır. İstenilen; her iki ebeveynin de kişisel farklılıklarını bir kenara bırakıp çocukları ile ilgilenecek kadar olgun davranabilmeleridir.

Normal Bir Hayat Sürmek

Diyabetli kişiye diğer insanlara davrandığımız gibi davranmalıyız. Çocuğun kendi yaş grubundaki diğer çocukların katıldığı etkinliklere katılması, aile dışında arkadaşlara sahip olması ve aile dışı etkinliklerde bulunması önemlidir. Özellikle ergenlik çağındaki gençler için arkadaş desteği çok önemlidir. Diyabetli çocuklar diğer çocuklar gibi terbiye edilmelidir. “Önce çocuğu sonra diyabeti düşün” kuralı iyi bir yöntem olabilir. Diyabetli çocuklara diğer çocuklar gibi davranılmadığında kendilerini farklı hissetmeye başlarlar, bazen yalnız ve sevgisiz olduklarını düşünerek kendilerine acımaya başlayabilirler. Bazen de istediklerini elde etmek için diyabeti kullanabilirler. Böyle durumlarda aile fertleri çocuğun kendilerini, kullandığı hissine kapılabilirler. Diyabetli çocuğa diğer çocuklarla aynı biçimde davranıldığı takdirde bu sorunların büyük bir kısmı aşılabilir. Kardeşler, diyabetli kardeşlerinin de kendileriyle aynı davranışı gördüklerini hissederlerse onlara ve ailelerine daha çok yardımcı olabilirler.

Kardeşlerin Sorumluluğu Var mıdır?

Çocukta diyabet görüldüğünde, bu durum tüm aile için kriz teşkil eder. Bu gibi durumlarda diyabetli çocuğa aşırı ilgi gösterildiğinden kardeşler genellikle kendilerini göz ardı edilmiş hissederler. Diyabetin ne olduğunu anlamakta zorlanabilir, kardeşlerinin ölmesinden korkabilir, diyabete kendilerinin sebep olduğu düşüncesine kapılabilirler. Bu sebeple kardeşlerin de diyabet eğitiminin bir parçası olmaları gerekir. Küçük bile olsalar hastaneyi yada kliniği ziyaret ederlerse duydukları korkular azalır.

Çocuklar kendilerinin cezalandırıldığı bir durum karşısında, diyabetli kardeşleri cezalandırılmazsa haksızlığa uğradıklarını hissedeceklerdir. Ailedeki tüm çocuklara aynı şekilde davranmak gerekir. Küçük bir kız, diyabetli kardeşi herhangi bir kabahatten azarlanmadan kurtulduğu takdirde, kardeşinden öcünü onun önünde şeker yiyerek aldığını söylüyor ve “onunla bu şekilde ödeşiyorum” diye ekliyor.

Diyabetli çocuklar, diyabet kampları, kayak partileri gibi özel etkinliklere katıldığında diğer kardeşler “keşke ben de diyabetli olsaydım, böylece ben de özel şeyler yapabilirdim” şeklinde bir tepki geliştirmektedirler. Bu sebeple ailedeki tüm çocuklar için özel zaman ayırmak gereklidir. Aile bireylerinin tümü bu sorunları anlarsa aile içinde kaynaklanabilecek sıkıntılar büyük ölçüde önlenebilir.

Evde Tatlı Besinler Bulundurulmalı mı?

Diyabetli bir çocuğun yada gencin yaşadığı evde tatlı besinler bulundurulup, bulundurulmaması diyabet alanında en çok tartışma yaratan konulardan biridir. Tatlı besinlerin evde bulundurulması taraftarı olanlar genellikle şu yorumu yaparlar; “Diyabetlilerin, özellikle ev dışında arkadaşları ile birlikte oldukları zamanlarda tatlı besinlerden uzak durmayı öğrenmeleri gerekir; buna ancak evde alışabilirler.” Tecrübelerimiz, bu yorumu yapanların kendilerinin bu tür besinlere zaafı olduğunu ve bu alışkanlıklarından vazgeçmek istemediklerini göstermektedir.

Kendimizin yapmadığı bir şeyi çocuklarımızın yapmasını istemek sizce adil midir?

Tecrübelerimiz; kek, bisküvi, şekerleme gibi tatlı besinlerin evde düzenli olarak bulundurulması halinde bunların tüm diğer çocuklar gibi diyabetli çocuklar tarafından da tüketileceği yönündedir. Bizim savımız ise, bir çocuğa abur cubur yiyeceklere evde gereksinim olmadığı öğretilirse çocukların bu tür yiyeceklere dışarıda da ihtiyaç duymayacaklarıdır. Bu tür yiyecekler evde bulunurken sakınmaya çalışmak çocukta daha çok stres yaratır ve kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olabilir (özellikle çocuk bunları yerken yakalanıp, azarlanmışsa). Kardeşler bilerek yada bilmeyerek diyabetli kardeşlerini özendirirlerse, evdeki stres ve çekişme artacak buda çocuğun kan şekeri seviyesinin yükselmesine sebep olacaktır.

Ebeveynlerin ve kardeşlerin diyabetli kişiye yapabilecekleri en destekleyici ve özverili hareket bu tür yiyecekleri evden uzaklaştırmaktır. Abur cubur yiyeceklerin besin değerleri uygun olmadığından bu davranış herkesin sağlığı için daha yararlı olacaktır.

Ailenin diğer bireyleri bu ürünlere ihtiyaç duyuyorlarsa gereksinimlerinin iş yerinde yada okulda kısaca diyabetli çocuktan uzakta karşılamalıdırlar. En iyi kan şekeri kontrolünün neredeyse her zaman tatlı besinlerin evden uzak tutulduğu durumlarda sağlandığı gözlenmiştir.

Stres ve Heyecanla Nasıl Başa Çıkılmalıdır?

Duygular ve stresin diyabet kontrolü üzerine etkisi büyük olabilir. Hayatta birçok olay stres yaratabilir; ailevi sorunlar, anne-baba ile veya anne-baba arasında tartışma, ebeveynlerin boşanması, arkadaşlardan veya akrabalardan birinin ölümü, yeni bir eve taşınma, okul değiştirme bu durumlardan bir kaçıdır. Stres yaratabilecek diğer olaylar, spor yarışmaları ve sınavlardır…Bazen doğum günü, yılbaşı ve bunun gibi özel günler bile çocuk için stres kaynağı olabilir.

Heyecana bağlı stres sonucunda büyük yaştaki çocukların çoğunluğunda kan şekeri seviyesi yükselirken, daha küçük yaştaki çocuklarda bu seviyenin düştüğü gözlenmiştir.

Diyabetli ergenler üzerinde yapılan bir araştırmada başlangıçta idrar şekeri ve aseton negatif olarak ölçülürken, stresli bir görüşme sonrasında idrar şekeri ve asetonunda önemli artış gözlenmiştir. Diyabetli kişilerin düzenli bir hayat sürdürmeleri ve stres ile sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmeyi öğrenmeleri gerekmektedir. Stresli durumlar kişinin bunları öğrenmesine yardımcı olur. Bu kişilerin yüksek kan şekeri sebeplerinden biri stres olduğunu bilmeleri gerekir. Bazı durumlarda stresle başa çıkabilmek için profesyonel destek almak büyük yarar sağlayabilir.

Okula Devam Zorunluluğu

Okula devamsızlık diğer çocuklar için olduğu kadar diyabetli çocuklar için de bir sorundur. Bir hastalık nedeniyle okuldan geri kalındığında çocuğun sınıfa dönmek konusunda endişeleri olabilir. Çocuk tamamlanmamış ödevler, sınavlar, arkadaşlarının ve öğretmenlerinin tepkisi gibi sorunlar hakkında endişeli olduğu zamanlarda diyabet kontrolünde aksaklıklar oluşması sık rastlanan bir durumdur. Çocuk bir süre okuldan uzak kaldığında izlenebilecek en iyi yöntem, onu mümkün olan en kısa zamanda okula dönmeye teşvik etmektir. Uzun bir aranın ardından okula dönüldüğünde diyabetli çocuğun stresi, okul programının düzenlenmesi için danışman ve öğretmenlerden yardım alınarak azaltılabilir. Önemli olan çocuğun en kısa sürede okula tam zamanlı olarak dönmesinin sağlanmasıdır. Bazen çocuklar arkadaşlarının kendilerine karşı davranışları konusunda endişe duyabilirler. Böyle durumlarda bir hemşire veya ebeveynlerden birinin, diğer öğrencilerle diyabet hakkında konuşması çocuğa çok yardımcı olabilir. Bu konuşma arkadaş desteğinin artmasını da sağlayabilir.
 
Ebeveynlerde Evlilik Sorunları Önemli mi?

Çocuklarında diyabet teşhis edilen ebeveynlerin evliliği üzerinde ek bir baskı oluşur. Evlilikte teşhisten önce de sorunlar yaşanıyorsa, teşhisinin getirdiği ek stres sorunları daha da artırabilir.

Eşlerin karşılıklı iletişimleri, duygu, düşünce ve planlarını paylaşmaları bu nedenle büyük önem taşır. Eşlerden biri diğerinin davranış biçimine öfkelenebilir, partnerleri duruma farklı tepki verdiği için kendilerini yalnız hissedebilirler. Bazen eşlerden biri kendisinin diğerinden fazla sorumluluk aldığını düşünebilir. Bu hislerini paylaşmadıkları takdirde kızgınlıklar aile sorunlarına yol açabilir. Bu tür bir öfke ailenin diğer üyelerinden saklanamaz hale gelir. Herkes duygularını açıkça paylaşırsa sorunlar büyümez ve çocuklar için stres teşkil etmez.

Davranış Değişikliği

Bazen diyabetli çocuklar insülin enjeksiyonu, kan şekeri testi, beslenme, egzersiz gibi diyabet kontrolündeki sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilirler. Bu durumda aile içi anlaşmalar çocuğa yardımcı olabilir. Ama yapılan anlaşmaya titizlikle uyulması gerekir. Yapılan anlaşmanın süresi kısa (bir seferde en çok 1 hafta), şartları açık ve kesin olmalıdır. Sorunlar gözlendiğinde davranış değişikliği konusunda uzmanlaşmış bir sosyal hizmet danışmanına yada psikoloğa danışmakta fayda vardır. Bu uzmanlarla yapılacak birkaç görüşme hem diyabetli çocuk hem de tüm aile için faydalı olabilir.
  • VAKIF MERKEZİ
  • TEDAVİ MERKEZLERİ
  • KAMPLAR
  • DİYABETİ ÖĞRENELİM
  • YAYINLAR
  • BASINDA BİZ
  • Profesyonel Alan
  • Yararlı Bilgiler
    Bize Destek Verenler
    Bizi Takip Edin
    Bize Ulaşın
    Abidei Hürriyet Cd. Merkez Mah. Nakiye Elgün Sk. No: 64-66 ŞİŞLİ/İSTANBUL
    Tel: 0212 296 05 04 Fax: 0212 296 85 50
    E-mail
    turkdiab@turkdiab.org
    Copyright © 2016 Türkiye Diyabet Vakfı. Tüm hakları saklıdır! İzinsiz içerik alıntısı yapmak yasalara aykırıdır.
    Bize Ulaşın
    Abidei Hürriyet Cd. Merkez Mah. Nakiye Elgün Sk. No: 64-66 ŞİŞLİ/İSTANBUL
    Tel: 0212 296 05 04 Fax: 0212 296 85 50